Ağrı ve Izdırap


Ağrı ve Izdırap
     

Tanımlar  

Konfor,

 
hayvanın kendi çevresine adapte olduğu fizyolojik bir durum ve davranış   homeostazisidir. Normal beslenme, su içme ve çeki-düzen paterni, sosyal   ilişkiler, uyku-uyanıklık siklusları ve üreme aktivitesi gösterirler
 

Rahatsızlık,

 
hayvanın çevresindeki değişikliklerin bir sonucu olarak veya biyolojik,   fiziksel, sosyal veya fizyolojik değişiklikler nedeniyle homeostazis   durumunda veya hayvanın adaptasyon düzeyinde minimal bir değişikliktir.
 
 
Stres,

 
eksternal olaylarla (ör:fiziksel ve çevresel) veya internal faktörlerle   (ör:fizyolojik, psikolojik) oluşan etkidir. Bu faktörlere stresor denir   ve hayvanın homeostatik veya adaptif durumunda değişiklik   oluşturabilir.
 
 
 Istırap,

 
arzu edilmeyen fiziksel ve mental strestir; ağrı, anksiyete veya   korkudan kaynaklanır. Akut şekli trankilizanlarla rahatlatılır. Sürekli   sıkıntı çevresel değişiklik ve davranış durumu yaratır. Ayrıca ilaç   tedavisine yanıt vermezler.
 
 
Ağrı,

 
yaralanma, hastalık veya emosyonel huzursuzluktan kaynaklanan değişik   şiddetteki akut veya kronik rahatsızlığın hissedilmesidir. Spesifik   nöral yollarla (nosiseptif yollar) serebral kortekse ulaşan sinir   impulslarından meydana gelen bir duyudur. Nosiseptif kelimesi Latince   olup anlamı 'zararlı uyarı' dır. Noksiyus uyaranlar doku yıkan veya   zarar veren veya böyle bir potansiyele sahip olan uyaranlardır. Noksiyus   uyaranlar nosiseptörler adındaki reseptörlere etki ederek sinir   impulsları başlatır. Nosiseptörler mekanik, termal veya kimyasal   uyaranlara yanıt verirler.
 
Ağrının Kategorileri
  Duyusal- Diskriminatif:
 
Ağrıya neden olan bir uyaranın şiddeti, lokalizasyonu ve süresi hakkında duyusal bilgi sağlar
 
Motivasyonel-Affektif:
 
Ağrıya neden olan uyarının ciddiyeti ve kalitesi hakkında affektif (duyusal) bilgi sağlar.
 
 
Ağrının Algılanması
  Aralığı:  
 
Ağrıyı hissetme eşiğinden   ağrının tolere edilebileceği en üst sınır arasıdır. Noksiyus uyarı   esnasında ağrının ilk algılandığı nokta ağrı eşiğidir. Minimal ağrı,   stres veya ıstırapla ilişkili değildir. Hayvan ve insanlarda eşik   aynıdır. Fakat ağrıya tolerans, kişiler ve türler arasında değişir. Aynı   şiddetteki noksiyus bir uyarıya her insan farklı cevap verir. Serebral   korteks ve subkortikal yapılar fonksiyon yaptığı sürece ağrı algılanır.   Bu yapılar hipoksi, ilaçlar, elektrik şoku, sersemleme gibi nedenlerle   fonksiyon dışıysa ağrı algılanmaz. Noksiyus uyarılar vücutta hareket   oluşturmazsa bile ağrı algılanır. Örneğin süksinil kolin verildiği zaman   görülen kas paralizisinde noksiyus uyarıyı hayvan ağrı olarak algılar.
 
 
Süresi
  Akut ağrı:
 
Yaralanmadan, cerrahi girişimlerden ve enfeksiyondan kaynaklanır.   Koruyucu rol oynar; yaralanma hakkında vücudu uyarır. Göreceli olarak   kısa sürelidir ve başlangıcı anidir. Genellikle analjeziklerle teskin   edilir. Beraberindeki sıkıntı trankilizanlara yanıt verebilir.
 
 
Kronik ağrı:

 
Uzun süre devam eden fiziksel veya emosyonel sıkıntıdan kaynaklanır.   Genellikle başlangıcı yavaştır, uzun süreli olup koruyucu rolü yoktur.   Genellikle analjeziklerle tam rahatlama meydana gelmez. Sıklıkla   manüplasyonlara ve davranış değişikliğiyle beraber trankilizanlara yanıt   verebilir.
 
Ağrı, Sıkıntı ve Istırabın Tanınması

 
Birçok durumda hayvanın   ağrı veya ıstırabını bilmek kolay değildir; bazı özel bir uygulamanın   ciddiyetini belirlemede büyük zorluklara neden olur. Kullanılan   yöntemlerin çoğunluğu oldukça sübjektiftir ve birçok kişi aynı hayvanı   değerlendirdiği zaman sıklıkla tahminde farklılıklar olur. Bazı   durumlarda objektif ölçümler (ör, yem ve su tüketimi, vücut ağırlığı,   tümör büyüklüğü) bazı durumlarda da sübjektif ölçümler (ör, hayvanın dış   görünüşü, davranışı gibi) gereklidir. Aşağıdaki iki nokta özel bir   öneme sahiptir:  

 

       
  1. Su ve yem tüketimi gibi değişkenlerin   normal baseline (deney öncesi) değerlerini saptamak önemlidir. Kriter   olarak ağırlık kaybı kullanılırsa deney süresinde hayvanın normal   büyümesi değerlendirilmelidir.
  2.    
  3. Sübjektif kriter kullanıldığı zaman   normal hayvanı bilmek gereklidir. Bazı durumlarda davranışta ufak   değişikliklerin belirlenmesi ancak hayvan düzenli ve sık gözlenmesiyle   anlaşılır.
  4.  
Genellikle sağlıklı laboratuvar kemirgenleri, yanına   yaklaşıldığı zaman uyanık, aktif ve meraklıdır. Sıçan, fare ve hamster   gibi gündüz saatlerinde sıklıkla uyuyan noktürnal türler için toleranslı   davranmalıdır. Herhangi bir bozukluk yanıt oluşturur. Uykunun uzaması   veya kesintiye uğraması sıklıkla ağrılı veya ıstıraplı durumları   gösterir.   Hayvanlar, kas tonus muayenesinde teması sıcak   hissetmelidir. Postu temiz ve iyi bakımlı olmalıdır. Tavşanların tüyleri   parlak ve dökülmemiş olup dazlak yerleri yoktur. Küçük laboratuvar   hayvanlarında hastalığın klasik bir bulgusu piloereksiyondur (tüylerin   dikleşmesi). Postunu yalayarak temizleme fonksiyonunun azalması, fazla   kaşınma veya postunun özellikle ano-genital bölgesinin kirlenmesi   kondisyon kaybının kriterleridir.   Vücut yüzeyi iyi örtünmeli ve kaslı olmalı; deri   gevşek, şişmiş veya iltihabi reaksiyonlu olmamalı; oküler ve nazal   akıntı bulunmamalıdır. Belirli bir yerin tekrar tekrar yalanması,   ısırılması veya tırmalanması, hayvanda ağrı ve irritasyonunun güvenilir   bulgusudur. Sıçan ve fareler parazitlerle enfeste olduğu zaman ve   adjuvanla artirit oluştuğu zaman kronik ağrı oluşur ve hayvan anormal   kaşınır. Harekette isteksizlik vardır.   Normal hayvanlar yerler, içerler ve düzenli   olarak ürinasyon ve defekasyon yaparlar. Yirmi dört saat yemeyen,   içmeyen, gaitasını ve idrarını yapmayan hayvan sağlıklı değildir.   Sıçanlar ve fareler kolaylıkla dehidrate olabilirler ve hayvanın arka   tarafı yavaşça sıkıştırılırsa derinin gevşediği görülür. Normal   hayvanlarda deri sıkıştırılınca hemen düzelirken dehidrate hayvanlarda   deri eski pozisyonunu hemen almaz. Hayvanlar yerken ve içerken gözlenir,   yutma ve çiğnemede zorluk olup olmadığına bakılır. Kemirgenler ve   tavşan sürekli olarak kesici dişi çıkarırlar. Dişler zarar görmüş veya   uygunsuz sıralanmışsa yemede zorluğa neden olur ve böylece ağırlık   kaybedilir. Büyüme hızı ağırlık kaybı için dikkatlice izlenmelidir.   Solunum türe bağlı hızda, düzenli ve başlıca abdominal olmalıdır.   Solunumla beraber olağan olmayan sesler olmamalıdır. Endişelenme,   tutulma veya aşırı sıcaklık gibi birçok durumda solunum hızı   değişebilir: Hayvanları ürkütmeksizin, tutmaksızın solunum hızındaki   değişmeler izlenmelidir.
 
 
Ağrı veya ıstıraba neden olan potansiyel nedenler:
 
      
  1. Cerrahi,
  2.   
  3. Freund'ün komplet adjuvanın intradermal enjeksiyonu, tekrarlanmış kullanımı ve büyük volümde verilmesi,
  4.   
  5. Asit yapan hibridomaların intraperitoneal yerleştirilmesi,
  6.   
  7. Fiziksel aktivite sınırlandırılmasının bir saatten daha fazla uzaması,
  8.   
  9. Maliğn neoplazmalar,
  10.   
  11. Su ve yiyecek yoksunluğun uzaması,
  12.   
  13. Üç haftalıktan büyük hayvanlara yapılan kuyruk biyopsisi,
  14.   
  15. Bilinçli hayvanlarda immobilizasyon veya paralizi,
  16.   
  17. İltihabi hastalıklar,
  18.   
  19. Klinik bulgu veren organ yetmezliği,
  20.   
  21. İyileşmeyen deri lezyonları,
  22.   
  23. Yüksek dozda tüm vücudun şualanması,
  24.   
  25. Hayvanın kan volümünün %10'undan fazlasının alınması,
  26.   
  27. Hayvanın kaçamadığı elektrik şoku veya diğer uyaranlar,
  28.   
  29. Çalışmanın sonucu olarak ölen veya ölmek üzere duruma gelen hayvanları kapsayan araştırmalardır.
  30.  
Bu ve benzer koşullara maruz kalan hayvanlar sürekli   izlenmeli ve gerekliyse ağrı ve ıstırabı önlemek için destek bakımı,   analjezi veya anestezi uygulanmalıdır.

Ağrının Bulguları  

Hayvan türüne göre aşağıdaki bulgulardan biri veya daha fazlası görülebilir:
 
      
  1. Ağrı yerine doğru büzülme,
  2.   
  3. Postunun parlak ve temiz olmayışı,
  4.   
  5. İskelet kas tonusunda artma veya azalma, anormal postür, sırtın kamburlaşması,
  6.   
  7. Elektroansefalografik yanıtın değişmesi,
  8.   
  9. Kan basıncı ve kalp atım sayısında artma,
  10.   
  11. Pupillada dilatasyon,
  12.   
  13. Solunum örüntüsünde değişme,
  14.   
  15. Aktivitede azalma,
  16.   
  17. Yiyecek ve su tüketiminin azalması,
  18.   
  19. Dışkı ve idrar atılımında azalma,
  20.   
  21. Dehidratasyon,
  22.   
  23. Vücut sıcaklığında artma veya azalma,
  24.   
  25. Dokunmaya fiziksel yanıt (geri çekilme, topallama, anormal agresyon, ses çıkarma, solunum veya dolaşımın hızlanması),
  26.   
  27. Tavşanlarda görülen diş gıcırdatma,
  28.   
  29. İltihap,
  30.   
  31. Foto fobi,
  32.   
  33. Kusma veya ishal.
  34.   
     
  Akut Ağrının Bulguları  
      
  1. Ağrılı kısmın sakınılması,
  2.   
  3. Ses çıkarma (özellikle ağrılı kısmın palpasyonuyla veya hayvanın hareket etmesiyle),
  4.   
  5. Yalama,
  6.   
  7. Isırma,
  8.   
  9. Hasta yerin kaşınması veya sallanması,
  10.   
  11. Huzursuzluk,
  12.   
  13. Adımlama,
  14.   
  15. Terleme,
  16.   
  17. Solunum hızında artma.
  18.  
  Kronik Ağrının Bulguları  
      
  1. Etkilenen alanın yalanması,
  2.   
  3. Ağrılı kısma ulaşılamıyorsa diğer alanların yalanması,
  4.   
  5. Topallama,
  6.   
  7. Hareket etmede isteksizlik,
  8.   
  9. İştah kaybı,
  10.   
  11. Kişilikte değişiklik (depresyon, agresyon gibi),
  12.   
  13. Göz parlaklığında değişiklik.
  14.   
     
Davranış  

Ağrının türe göre özgün davranış oluşur. Grup halinde barınan hayvanlar   normal olarak toplu yaşamayı severler ve izole yaşayan herhangi bir   birey, anormal olarak düşünülmelidir. Ekseri laboratuvar kemirgenleri   insanlara agresyon göstermezken, ellenmemek ve yakalanmamak için kaçmaya   teşebbüs edeceklerdir. Yakalanma esnasında beklenmeyen agresyon yanıtı   ağrılı durumu işaret edebilir. Tutulma esnasında tam lakaytlık can   çekişme döneminde görülür. Hayvanlar zapt edildiği zaman çabalama,   agresyon, ses çıkarma, ürinasyon ve defekasyon gibi akut ağrı bulguları   sergileyebilirler. Bu durumlarda böyle bulgular ağrıdan ziyade hayvanın   yakalanması ve zapt edilmesine doğal yanıtı ve korkuyu gösterebilir.   Sıklıkla hayvanları izlemek gereklidir zira ağrı veya huzursuzluk sabit   değildir.
 
 a. Kemirgenler
 
 
Ağrı, kemirgenlerde aktivitede azalma,   piloereksiyon ve bakımsız görünüşe neden olur; aşırı yalama ve hasta   yerin tırmalandığı görülür. Ataksili anormal bir duruşu benimserler   fakat sıçan ve fareler ellendikleri zaman aşırı derecede agresif   olabilirler. Sıçanlar karınlarına başlarını çekerek çömelmiş otururlar.   Uyku peryodları bozulacak, ağrı mevcutsa artacaktır. Akut ağrı, ses   çıkarmaya neden olabilir, iştahsızlık veya beslenme aktivitesinde bir   değişme olabilir. Başkalarıyla aynı kafese konursa, normal grup   davranışında değişme belirgin olabilir. Sıçanlarda yüzeysel, hızlı   solunum; ekspirasyon hırıltılı; gözler dışarı fırlamış; göz ve burun   etrafında kırmızılık; siyanoz, müköz membranlarda veya pigmente olmayan   ve kılsız bölgelerde konjesyon ve sarılık görülür. Sağlıklı kobay,   tutulmak ve yakalanmak istendiğinde uyanık ve endişelidir. Geçici ve az   bir ağrıda gürültülü ses çıkarırlar. Ağrısı varsa sıklıkla uykuludur.   Nadiren kötü, genellikle sakin, dehşete düşmüş, ajitedir. Arka   bacaklarını çeker. Kobaylarda aynen sıçanda işaret edilen yerlerde   konjesyon, sarılık ve siyanoz görülür. Solunum bulguları sıçandaki   gibidir
 
b. Domuzlar  
 
Ağrıda postür ve yürüyüşünde değişiklik   gösterebilir. Normalde ellendiği zaman cıyaklayarak kaçmaya çalışırken,   ağrıda bu reaksiyonlar belirginleşir. Domuzlar hareket etmeye genellikle   isteksizdirler ve mümkünse barınağında saklanırlar.
 
c. Tavşanlar
 
 
Tavşanın ağrısını ve ıstırabını anlamada önemli   zorluklar vardır. Ağrıda endişeli, donuk, inaktif ve 'kamburu çıkmış'   görünümündedir. Bazen agresif davranış gösterebilirler ve aktivite,   aşırı yalama ve kaşınmayla artırılabilir; bazen uykulu da olabilirler   Tutulmaya reaksiyonları abartılı olur. Sağlıklı tavşanlar sıklıkla   hareket etmezler. Ağrı, genellikle yiyecek ve su alımında azalma yanında   tavşanın bariz olarak ışığa duyarlı ve sınırlı hareketiyle tanımlanır.   Akut ağrıda etkileyici bir tarzda bağırırlar. Bunun yanında yemini ve   suyunu dökmezler fakat yeni doğan yavruları yerler. Tavşanda solunum   bulguları sıçandaki gibidir. Solunum hızı artmış olabilir. Gözlerde ve   burunda beyaz akıntı olur. Sıçanlarda işaret edilen yerlerde konjesyon,   sarılık ve siyanoz görülür.   d. Köpekler   Sessizdirler ve sert vücut hareketleriyle daha az   uyanıktır, hareket etmeye isteksizdirler. Şiddetli ağrıda köpek sessiz   yatabilir ve çömelme tutumunu benimseyebilir. Daha az şiddetli ağrıda   huzursuz olabilir. İştahsız, titreme ve soluma tarzında artmış solunum   olabilir. Spontan havlama olanaksızdır, köpek özellikle ihmal edilmişse   daha muhtemel olarak inler veya ulur ve belirgin bir provokasyon   olmaksızın havlar. Soğuk yüzle bakar, kuyruğu bacaklarının arasındadır.   Agresif yada sakin veya aşırı derecede uysaldır ya da kaçar. Köpek   ağrılı bölgeleri ısırabilir veya kaşıyabilir ve ellendiği zaman daha   huysuzdur. Penisin dışarı çıkması, sık sık idrar yapma görülebilir.   Köpeklerde sıçanda görülen solunumsal bulgulara ilaveten salivasyon ve   soluma; vücut sıcaklığında artma; idrar volümünde azalma; pupillada   dilatasyon; gözlerde cam gibi parlak ve patilerinde terleme vardır.
 
e. Koyun ve Keçiler
 
Postür ve hareketindeki değişiklikler barizdir ve   yüz ifadesindeki bir değişme ağrının göstergesi olabilir. Keçiler   ağrıya yanıt olarak ses çıkarırlar. Diş bilemesi ve homurtu da   işitilebilir.
 
 
Ağrının Tayini

 
Anksiyete ve korkuyu gösteren anormal davranış ve   fizyolojik yanıtların gözlemlenmesine dayanmalıdır (ör: ıstırap sesi,   kaçmaya teşebbüs, agresyon veya donup kalma, kas tremorları, pupilla   dilatasyonu, salya, refleks ürinasyon ve defekasyon, soluma, terleme,   taşikardi). Bilinçli hayvanda ağrı yanıtı oluşturan uyarılar bilinçsiz   hayvanda sadece refleks bir yanıt oluşturur. Bundan böyle maksatsız   hareketler, ağrı algılandığına dair güvenilir göstergeler değildir.
 
StresStres

 
1. Adaptif bir proses olarak stres   a- Stres, iyilikte daima zararlı veya anormal   değildir. Zararlı olmayan çevresel değişikliklerden olabilir ve faydalı   etkilere yol açan yanıtları başlatabilir. Stres oluşturanlar doğal   ortamda yaygındır; bazı streslere deneyimi olmayan tutsak bir hayvanın   strese yanıtı, türünün diğer örneklerinden davranış ve fizyolojik olarak   tamamen farklıdır.   b- Kısa süreli strese yanıtta hayvanlar   davranış biçimiyle ve/veya fizyolojik olarak adapte olmaya teşebbüs   ederler. Genellikle uzun süreli etkileri yoktur. Laboratuvar hayvanının   çevresine yeni uyarıların olmasına (ör: yeni teknisyenin ellemesine   maruz kalması) nadir görülen değişikliklere göre daha kolay alışabilir.   c- Akut strese yanıt, genellikle maladaptif   stres (ıstırap) yanıtlarına göre daha kısa sürelidir. Şartlar altında   (ör: adapte olmayan bir maymunun sandalyede oturtulması) atipik fakat   maladaptif olmayan davranışa neden olur   2. Maladaptif bir proses olarak stres  
      
  1. Hayvan strese adapte olmadığı zaman stres zararlı olur. Maladaptif davranış ve ıstıraba neden olan stres nedenleri:
  2.   
  3. Rahatlatılamayan ağrı (ör: yaralanma, cerrahi. deneysel),
  4.   
  5. Anksiyete ve korku,
  6.   
  7. Sosyal yoksunluk,
  8.   
  9. Sıkıntı,
  10.   
  11. Uygunsuz barınma ve çiftleşme deneyimleri ve
  12.      
  13. Deneysel planlamadır.
  14.   
     
Istırap  

Uzamış strese yanıt iki gruba ayrılır:   1. Maladaptif davranışlar: Anormal yeme ve yemek   sonrası bakım şekli, arkadaşları ve bakıcılarına uygunsuz davranış (ör:   agresyon, pasiflik, geri çekilme gibi), yetersiz üreme, stereotipik   davranış.  
      
  • Hayvanın davranış repertuvarının sürekli kısmı olabilir.
  •   
  • Istırap fazla artarken veya daha aşırı olurken daha maladaptif olabilir.
  •  
  2. Patolojik koşullar (ör: mide ve barsak lezyonları, hipertansiyon, immunosüpresyon).

Etik
Zorunluluklar

 
Gerekmedikçe ağrı ve ıstıraba neden olmamalı;   olabildiğince sevecen olmalıdır. Araştırma planlanırken üstesinden   gelinebilecek işlemlere dayandırılmalıdır.
 
Yasal Zorunluluklar
 
Bilimsel işlemler, ıstırap ve ağrıyı en aza   indirmeli veya kaçınılmalıdır. Sorumlu araştırmacı, bir anlık hafif   ağrıdan veya ıstıraptan daha fazlasına neden olan işlemlere alternatif   düşünülmelidir. Uygun sedasyon, analjezi veya anestezi hayvanlarda ağrı   ve ıstıraba neden olan işlemler için kullanılmalıdır. Potansiyel ağrılı   veya ıstıraplı işlemler, bir veterinere danışılarak planlanmalıdır.   Nöromüsküler blokan ilaçlar (paralitik), ağrılı ve ıstıraplı uygulama   yapıldığı zaman anestezisiz kullanılmamalıdır. Ötanazi, deneyin   bitiminde yapılmalıdır; şayet hayvanın tedavi edilemeyen şiddetli veya   kronik ağrısı veya ıstırabı varsa deney esnasında da ötanazi   uygulanmalıdır.
 
Uygun Veteriner Bakımı

 
Veteriner ekibi, hayvanın ıstırap veya ağrısı   olduğunu bilmeli ve araştırma grubuna tavsiyede bulunabilmelidir. Ağrı   ve ıstıraptan kurtarma için uygun olan girişimler benzer olmalı ve   araştırma grubuna önerilmelidir:  
 
  1. Farmakolojik girişimler (ağrı ve ağrıyla oluşan ıstırapta uygulanır)
 
      
  • Kimyasal girişimler türler arasında, dozla ve verilme yoluyla oldukça değişir.
  •   
  • Analjezikler bilinci kaybettirmeksizin ağrının farkedilmesini   ortadan kaldırır. Hayvanlarda etki mekanizması henüz kesin olarak   tanımlanmamıştır.
  •   
  • Trankilizanlar ve sedatifler ıstırabı azaltmak veya önlemek için kullanılabilir.
  •   
  • Anestezikler, ağrı algılanmasını yok ederler.
  •   
  • Nörocerrahilezyonlar, ağrı algılanmasını bloke ederler.
  •   
     
  2. Farmakolojik olmayan girişimler (ağrıyla oluşmayan ıstırapta uygulanır)  
      
  • Sosyal gruplarda yeniden düzenlenmeye gidilmesi stresli koşulları hafifletebilir.
  •   
  • Yatağın materyal eklenmesi, fiziksel konforu sağlayabilir.
  •   
  • Sevecen muamele ıstırabı azaltabilir.
  •   
  • Çalışmaya başlamadan önce deneysel koşullara adaptasyon, stresi azaltabilir
  •   
     
  Özet   a. Sağlıklı bir hayvan genel olarak:  
      
  • Aktif ve uyanık olmalıdır.
  •   
  • Barındırılan hayvanlar grubunda, normal topluluğunu seven bir üye olmalıdır.
  •   
  • Yaklaşıldığı zaman meraklı olmalıdır.
  •   
  • İyi eğitilmedikçe yakalanmamak için mücadele etmelidir.
  •   
  • İyi kaslanmış vücuda sahip olmalı, anormal şişlik olmamalıdır.
  •   
  • Dokununca sıcak olmalıdır.
  •   
  • Temiz, iyi bakımlı, parlak tüye sahip olmalıdır.
  •  
  b. Hastalığın veya ağrının göstergeleri: 
      
  • Grupta diğer üyelerden izolasyon.
  •   
  • Yememe ve/veya içmeme. Diyare/feçesin olmaması.
  •   
  • Korunma tüylerinin dikleşmesi nedeniyle piloereksiyon.
  •   
  • Bakım azalması, kirli post.
  •   
  • Burundan, gözlerden ve diğer orifislerden akıntı(bazı sekresyonlar anormal değildir)
  •   
  • Fazla kilo kaybı.
  •   
  • Hareket etmede isteksizlik, bir veya daha fazla ekstremiteyi kullanmama, sendeleme, etrafında dönme.   Ellendiğinde beklenmeyen agresyon veya ses çıkarma.
  •